Yerleşik Hayata Geçişle Aşık Geleneği

Türk şiiri oldukça köklü bir geçmişe sahip olmakla beraber; kökenleri Orta Asya’daki ozan yaşantısına kadar dayanmaktadır. O dönemlerde göçebe bir hayat süren Türk boyları duygu aktarımlarını sözlü bir biçimde gerçekleştirmektedir.16.yy'a kadar ozanlar kopuz eşliğinde epik şiirler söylemektedir.Saz çalınıp söylenen şiirler yerleşik hayatın ilk örnekleri arasında yer almaktadır ve bu dönemde ozanlar değil aşıklar vardır.Kültürümüzün önemli bir parçası olarak kabul edilen aşık geleneği; Cumhuriyet Dönemi'nde dahi az da olsa görülebilmektedir. Aşık şenliklerinin yanı sıra farklı etkinlikler, bu geleneğin halen daha yaşamasını sağlamıştır. Sözlü şiir ürünleri; sadece aşıklarla sınırlı kalmayarak; sıradan kişiler tarafından da gerçekleştirilmektedir. Herhangi bir olay yaşayan insanların yakarışlarını ya da sevinçlerini bu şekilde ifade ettikleri de gözlemlenebilmektedir.

Türk şiir geleneği içerisinde yer alan aşıklar; iki farklı biçimde değerlendirilmektedir. Badeli aşık ve badesiz aşık olarak bilinen bu kişiler; eğitimli ya da eğitimsiz olarak da ayırt edilebilmektedir. Badeli aşıklar; rüyalarında peygamber elinden içecekleri bade ile aşık olacaklardır. Kalktıklarında gerçekten bade içmiş hissine kapılacak olan bu aşıklar; daha önceden bilmemelerine rağmen; bağlama çalmayı ve doğaçlama şiir söylemeyi bir anda öğreneceklerdir. Badesiz aşıklar ise usta çırak geleneğinden yükseleceklerdir. Ustalarının öğretilerini ve şiirlerini ezberleyen bu aşıklar; öte yandan kendi şiirlerini de ortaya koymaya başlayacaklardır. Köy köy gezerek; şiirleriyle halkı hem kederletecek hem de eğlendireceklerdir.

Kültürümüzde önemli bir konumda yer alan aşık geleneğinde aşıkların bir araya gelip atışmaları da oldukça ilgi çeken dakikaların yaşanmasına neden olur. Ayak adı verilen kafiyelerin aşıklara iletilmesiyle beraber; bu ayaklarla doğaçlama çalıp söylemeleri istenecektir. Aşıklar bu ayağa uyarak birbirlerine laf etmesiyle ilgi çeken anlar yaşanabilecektir. Leb değmez adı altında da bu tip atışmalar aşıklar arasında yüzyıllardan beridir sürdürülmekte olan bir gelenek olarak görülmektedir. Aşıkların birbirini üstünlük kurması konusunda önemli bir yarışma olan leb değmez içerisinde aşıkların doğaçlama yapmaları esnasında iki dudağının kavuşmaması gerekmektedir. Bunun için dudaklarının arasına iğne koyacak olan aşıklardan biri dudaklarını birbirine değdirirse yarışmadan elenecektir. Bu tip yarışmalar saatler sürebilir. İki aşığın da tıkanması halinde farklı bir ayak verilerek; yarışmanın devam etmesi sağlanmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir