Yeşilçam’dan Günümüze

Cumhuriyetin ilanından sonraki zaman diliminde Muhsin Ertuğrul ile başlayan Türk sinemasının macerası zaman içerisinde değişkenlik gösterdi. Gerek toplumsal gerekse de siyasi etkenlerden kaynaklı olarak sinemanın temalarında da gözle görülür değişkenliklerin gözlendiği söylenebilmektedir. Türk sinemasının tarihi gelişiminde de sinemaseverlerin beklentilerinin yanı sıra ülkenin durumunu fazlasıyla etkileyen olaylar da etkili oldu. Yeşilçam sineması zamanla erotik sahnelerin yoğun olduğu filmlere yerini bıraktı. Bundan sonraki değişim ise tamamen seyircinin ilgisine bağlı olarak gelişti. Sinemaseverlerin ağırlıkla ucuz komedi filmlerine yönelmesi sonrasında da Türk sinemasının son demlerinde olduğu gözlemlenen bir durum olarak kabul edildi. Nadiren kaliteli yapımlar son dönemde kendini gösterse de izleyici kitlesi komedi filmlerine gitmekten kendini alamadı.

Yeşilçam sinemasında işlenen konular oldukça samimi olarak adlandırılabiliyordu. Erler Film kadrosu adı altında çekilen filmlerin aile sıcaklığını yansıtmasının yanında konuların her an yaşanabilecek türde ele alınması; her dönemde izlenebilecek yapımlar olmasını sağladı. Aynı zamanda da mizahi yönden daha korkusuz bir biçimde çekimleri gerçekleştirilen Yeşilçam projeleri; toplumsal gerçekçi eserler olarak da adlandırılabiliyordu. Toplumun giderek bozulmasını işleyen bu filmler; bunun yanında da ülkenin ve insanların durumunu da etkili bir biçimde işleyebiliyordu. 1980 yılında gerçekleşen darbe ile beraber Yeşilçam’ın bu kurgusal etkisi sonlanarak; daha açık seçik filmlerin ortaya çıkmasının yanı sıra; senaryo açısından daha durgun projelerin gündeme gelmesine neden oldu.

90’lı yılların sonunda ve 2000’li yılların ilk zamanlarında eski kurgulara benzer işler yapılsa da şimdiki dönemde tamamen halktan uzak projelere yer veriliyor. Herhangi bir sinemaya gidildiğinde çoğu salonun yerli komedi filmiyle işgal edilmesi; gerçekten sinemaya gönül veren kişilerin sinemadan kopmasına ya da yabancı filmlere yönelmesine neden oluyor. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve Yılmaz Erdoğan gibi başarılı isimlerin bile komedi filmleri üzerinden yürümesi; az maliyetle fazla kazanç elde etmek amacıyla hareket ettiklerini gösteriyor. Aynı zamanda son zamanlarda ortaya çıkan cin filmleri de Türk sinemasının kökünün kazınmasında da kalitesiz komedi filmlerine yardımcı olabiliyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir